365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
147 sonuç
(2.16 ms)
Sayfa 1 / 8
Akıl, Akıllı olmak, Bir şeyin iç kısmı, Cevher, Ceviz içi, Cibre
Cibre, Nüve, Çekirdek, Öz, Özek, Akıl
Bir şeyin iç kısmı, En iyi ve en saf kısmı anlamına gelir, İdrak, Kalp, Vicdan" gibi anlamlarda da kullanılır, Zeka
İçeriğini almak, Özünü çıkarmak
Gerdan, Göğsün üst kısmı, Göğüs, Yakasından tutmak, Yular
Kalmak, Meye devam etmek, Bekleme, Beklemek, Bir yerde kalmak, Durmak
Bir yerde kalmak, Yapıştırmak, Bir yere bağlı olmak, Büzüp kalınlaştırmak, Fötr, İkamet etmek
Giyme eylemi, Aldatmak, Ayakta durmak, Aşınmış, Belirsizleştirmek, Belirsizlik
Tekmelemek, Tepinmek, Tepmek, Yere atmak, Yere vurmak, Yere çalmak
Uygun oldu, Ayarlamak, Becerikli, Becerikli olmak, Dilbaz, Diplomatik
Süt, Kerpiç, Sütlü, Sütü bol olmak, Sütümsü, Yoğurt
Cevap verdi, İsteği yerine getirdi'. Genellikle bir davete, İ̇cabet etti, Çağrıya uydu, Cevap vermek, Etli
Giysi, Aşınma, Don, Elbise, Giyecek, Giyim
Akgünlük, Buhur, Ciklet, Göğüs, Kerpiççi, Sakız
Lapa, Lebbek ağacı, Yakı
Kavuk, Keçe, Keçe tabakası, Keçeleşmiş yün, Külah, Sinter
Akıcı biçimde, Anne sevgisi, Merhametli, Okşamak, Pürüzsüz, Sevecen
Yapı taşı' anlamında da kullanılır, Bir bütünün temelini oluşturan parça, İyi dost, Kerpiç, Kerpiç. Mecazi olarak, Kese yoğurdu
Laktik, Lâktik, Süt rengi, Süte benzer, Sütlü, Sütten yapılmış
Dişi aslan, Arslan eşi, Aslan dişi, Dişi arslan