365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
124 sonuç
(2.35 ms)
Sayfa 1 / 7
Kılıç, Sif, Toz ilacı , unu) yuttu, Uçtu
Kan, Yalpı, Yamaç, Yamaç. Fiil olarak dökmek
Aşmak, Beraber yaşamak, Dişiyi) aşmak, Döllenmek, Eti şişe dizmek, Eşleşmek
Tevratın bölümlerinden bir bölüm, Yolculuk, Yolculuk yaptı, Arabuluculuk yapmak, Aydınlanmak, Açmak
Bayan çantası, Kasa, Kutu, Sandık, Sepet, Özlem
Ateş, Bronz ten, Bronzlaşmış ten, Eliyle tutup çekmek, Esmerleştirmek, Güneş) rengini değiştirmek
Vurdu, Tokatladı. Özellikle avuç içiyle vurmak, Çarparak örtmek, Çarpmak, Çarptı, Şaplak atmak. Bir şeyi hızla kapatmak
Döktü, Akıtmak, Akıtmak. Mecazi olarak, Akıttı. Özellikle kan, Dökmek, Kan dökmek
Alt kısım, Alçak, Alçalmak, Alçaltmak, Aşağı göndermek, Aşağılamak
Akılsız, Ahmaklık etmek, Ahmakça davranmak, Akıldan yoksunluk, Akılsızca davranmak, Aptal
Büyükelçi, Elçi, Püskürtmek, Savurmak, Üflemek
Cani, Ensest, Hunhar, Kan döken, Kan dökücü, Kanlı katil
Cani, Kan dökücü, Katil, Suikastçı
Sofra, Değirmi deri, Gezinti, Misafir yemeği, Misafirin beraberinde götürdüğü yemek, Sefer
Alevden geçirmek, Ateşten geçirme, Ateşten geçirmek, Esmerlik, Güneş yanığı, Hafif yanık
Asfalt, Asfalt döşemek, Asfalt kaplamak, Asfaltlamak, Asfaltlanmak, Betonlamak
Alt, Aşağı, Aşağıdaki, Daha alt, Düşük, En alt
Kebap şişi, Mil, Izgara çubuğu, Şiş
Açıklık, Açılma, Kadının peçesini açması, Kirpi balığı, Perdesizlik, Peçeyi açma
Elçi, Arabulucu, Aracı, Büyük elçi, Büyükelçi, Büyükelçisi