365 Lugat

Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü

102.171 madde
12.885 kök
599.601 anlam
4.556 farklı vezin
18.007 çoğul biçim
Örnek aramalar: كتاب قلم علم | kitap yazmak
234 sonuç (232.05 ms)
Sayfa 1 / 12
Dağıttı, Ağır davranmak, Boşa geçirmek, Boşa harcadı, Boşa harcamak, Dağıtmak
Yeni, Yeniledi, Bakım yapmak, Canlandırmak, Düz yer, Güncelletmek
Belirle, Bastırmak, Belirlemek, Benildemek, Bilemek, Engellemek
Buruşturmak, Eğri cetveli, Kama, Kırıştırmak, Oluklar açmak, Sıyrıklar oluşturmak
Tekrarlamak, Kuğurdamak, Reddetmek, Sık sık söylemek, Tekrar etmek, Tereddüt etmek
Doğrultmak, Başarılı kılmak anlamına gelir, Eda etmek, Hedeflemek, Hesabı kapatmak, İtfa etmek
Pekiştirdi, Ağırlaştırdı, Güçlendirdi . Bir şeyi vurguladı, Güçlendirmek, Katılaştırdı, Kuvvetlendirdi
Yapmak üzere olmak, Nın arifesinde olmak, İle meşgul olmak' anlamına gelir, Alıkoymak, Amaç, Bağlam
Aletler, Saymak, Sayı, Aded, Adet, Araç gereçler
Bir şeyi, Bu fiil, Dağınıklık, Dilimlemek, Doğramak, Eski elbise
Anlaşmazlık, İnatçı, Kafasını karıştırmak, Kavgacı, Çekişmeci, Şaşırtmak
Destek, Döşemek, Ertelemek, Esnetmek, Genişletmek, Genleştirmek
Ayıplamak, Eleştirmek, Kınadı, Kınamak, Protesto etmek, Çıkışmak
Gözdağı vermek, Gözünü korkutmak, Hırlamak, Kokorozlanmak, Korkutmak, Tehdit etmek
Güç, İktidar. Özellikle elin gücü, İ̇sim. kuvvet, Kudret, Yetenek ve beceri anlamlarında kullanılır
Taksim etmek, Berhava, Berhava olmak, Boşa gitmek, Bölünmek, Dağılma
Aktüelleşmek, Can bulmak, Canlanma, Canlanmak, İhya olmak, İzt
Belirliyor, Açıklığa kavuşmak, Belirlenmek, Netleşmek, Saptıyor, Sınırlandırılmak
Kırışmak, Oluklaşma, Oluklaşmak, Yivleme, Çentme
Aklından çıkmamak, Bocalama, Bocalamak, Bocalatma, Bocalayış, Cesaretsizlik
1 2 3 Sonraki →