365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
132 sonuç
(3.1 ms)
Sayfa 1 / 7
Ayrıt, Ağzı, Bilemek, Cezası, Derece, Had
Sınır, Derece, Had, Hudut, İlahi kanun, Limit
Sınırlamak, Bilemek, Keskinleştirmek, Sınırladı
Bilemek, Kısıtlamak, Yas tutmak, Keskinleşmek, Sınırlamak, Şiddetli olmak
Kenarlılık, Limit, Sınır, Çizgi, Derece, Had
Kısıt altına almak, Tahdit etmek, Takyit etmek, Limit, Sınır, Uç
Sürmek, Yöneltmek, Bakmak, Dikkatle izlemek, Gözünü dikmek, Ezgi okumak
Kambur oldu, Bükülmek, Dışa doğru eğmek, Eğilmek, Gürüzlük, İlgi
Anlatmak, Aptessizlik, Asrileştirmek, Bahsetmek, Baş vermek, Başa gelmek
Acı karpuz, Atmak, Ağırlık, Deve semeri, Dikkatle bakmak, Görmek
Belirle, Bastırmak, Belirlemek, Benildemek, Bilemek, Engellemek
Aşağı inmek, Alçalmak, Alçaltmak, Dolmak, Ezberden okumak, Eğim
Tahmin, Sezgi, Sezgici, Sezgili, Sezgililik, Sezgisel
Bir şeye gözünü dikmek, Dik dik bakmak, Dikkatle bakmak, Dikkatle bakmak . Bir şeyi kuşatmak, Etrafını sarmak, Gözlerini dikmek
Kambur olmak, Silindirleme, Yuvaklama
Bakımını yapmak, Hizmet etmek, Kızışmak, Yardım etmek
Bir yerde kalmak, Marjinal, Sınırsal, Tezahürat, Teşvik etmek, Yol göstermek
Alet vb. yapan kişi, Bir hayvan türü, Demirci, Demirci. demiri işleyen, Döverek şekil veren zanaatkar, Gardiyan
Beli büküklük, Hörgüç, Kam, Kambur, Kamburluk, Kasis
Nal. At, At nalı, At nalı şeklinde, Eşek gibi hayvanların tırnaklarına çakılan, Genellikle demirden yapılmış koruyucu parça, Nal