365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
35 sonuç
(205.74 ms)
Sayfa 1 / 2
Delil getirmek, Bir şeyi delille ispat etmek, Güçlü kanıtları olmak, İtiraz etmek, Kanıt sunmak, Karşı çıkmak
Protestocu, Savunan kişi. Genellikle bir duruma
Gizlenmek, Görünmemek, Görünmez olmak, Kapanmak, Kaybolmak, Kaçmak
Alıkonulmak, Alıkoymak, Enterne, Esir almak, Gözaltına almak, Gözaltına alınan
Hacamat yapmak, Hacamat yaptırmak, Kan aldırmak, Kupa çekmek
Alıkonulmuş, Alıkonan, Alıkonulan, Giriftar, Gözaltına alınan, Gözaltına alınmış
Gizlenme, Gözden kaybolma, Herkes yanına girmez halde bulunmak, Hicap altında olmak, Kapanmak, Kaybolma
اِحْتَجَّ" fiilinin mastarıdır. Delil getirme, Daha sesli bağırmak, Edip, Gösteri, Göstericilik, Haykırış
Alıkonulma, Alıkonuluş, Alıkoyma, Bloke etme, Bulundurulma, Gözaltı
Kendine ayırmak, Tekeline almak
Protesto ediyor, İtiraz ediyor. Bir şeye karşı çıkmak, İtiraz etmek, Karşı delil sunmak. Bir görüşe, Protesto etmek
Protesto etmek, Dan gelir, Zarf-fiil, Delil getirmek, İtiraz etmek, Kanıtlamak
El koydu, Engelledi, Haciz koydu, Taşladı, Çevirdi
Perdelenmek, Durdurmak, Gizlenmek, Gizlenmek. Perde arkasına geçmek, Örtünmek
Kendini gizlemek, Açığa çıkmaması, Bir şeyin sır olarak kalması, Görünmez olmak, Perdelenmek, Saklanmak
Delil olarak kullanmak, Gerekçe göstermek
Örtülü
اِحْتَجْتُ" kelimesi, Bir şeye ihtiyaç duymak, Gereksinim hissetmek, Gereksinim hissettim" anlamına gelir
Arapça karşılığı: مُفْشِي
Protestocu, Protestocular, Savunan kişi. genellikle bir duruma