365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
49 sonuç
(2.08 ms)
Sayfa 1 / 3
Bir yere yerleşen. 3. Vadesi gelen, Caiz olan. 'حالٌّ' formu, Caiz olan. 'حالٍّ' formu, Ceza vb.). 4. Helal olan, Durum, Hal
Değişmek, Dönüşmek, Girmek, Üzerinden bir yıl geçmek, بين engellemek, دون engellemek
Durum, Hal, Keyfiyet, Keyif, Koşul, Vaziyet
Ahval, Bir yere yerleşen. 3. vadesi gelen, Bir yıl geçmek, Caiz olan. 'حالٌّ' formu, Caiz olan. 'حالٍّ' formu, Ceza vb.). 4. helal olan
Değişti, Dönüştü, Oldu
Durum, Hal, Vaziyet, Yürüteç, Çocuk arabası
Bir yere yerleşen. 3. vadesi gelen, Caiz olan. 'حالٌّ' formu, Ceza vb.). 4. helal olan, İkamet eden, Kelimenin nekre ve merfû durumdaki halidir, Zamanı dolan (borç
Bir yere yerleşen. 3. vadesi gelen, Caiz olan. 'حالٍّ' formu, Ceza vb.). 4. helal olan, İkamet eden, Zamanı dolan (borç
Eriten, Çözücü
Ant içen, Antlı, Başarı vb.) yardım etmek, İttifak kurmak, Müttefik, Müttefik olmak
Berber, Filiz, Kuaför, Traş eden, Yüksek
Kapkaranlık, Karanlık, Kurumlu, Simsiyah, Zifiri, Zifiri karanlık
Düşlemli, Düşçü, Evhamlı kimse, Hayalci, Hayalperest, Hayalperver
Hâle' genellikle belirli, Durum, Hal, Halet, Koşul, Tek bir durumu veya vakayı ifade eder. Tıp
Mevcut, Geçerli olan, Güncel, Şimdiki
Hemen, Anında, Derhal, O anda yapılmasını ifade eder, Şimdi, Acilen
Kapkaranlık, Simsiyah, Zifiri, Çok koyu
Güncel, Mevcut, Şimdiki
Anda, Bugünlerde, Geçerli olarak, Güncel olarak, Günümüzde, Halen
Üreter ile ilgili