365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
92 sonuç
(2.08 ms)
Sayfa 1 / 5
Fiil (Geçişli , Geçişsiz): 1. Kalabalıklaştı, Bey, Birbirine girdi. 2. Birini çok ağlattı, Dişil, Efendi, Hıçkırıklara boğdu
Sana, Sende, Senin hakkında, Senin sayende, Dişil, Seninle (eril
Bey
Azarlamak, Ağladı, Gözyaşı döktü, Paylamak, Çıkmak
بِئْرٌ بِكْرٌ" . 4. Genç, بِكْرٌ" kelimesi, Yeni: Bir şeyin ilk veya en yeni hali, Bakir, Bakire, Balta değmemiş
بِكُلِّ" kelimesi, Bağlamak, Bütün, Bütünle, Düğmelemek, Hepsi" anlamlarına gelir
Dilsiz, بُكْمٌ" kelimesi, Ahrazlık, Dilsiz olmak, Dilsizlik, Karşılama
Ağlamak, بَكَى" fiili, Adam ağladı, Az konuşan, Ağladı, Ağlama
بَكَرَةٌ" kelimesi, بُكْرَةٌ" kelimesi, Baskı silindiri, Bigudi, Bir ipi veya kabloyu sarmak, Bobin
Cezve, Güğüm, İbrik, Çaydanlık
بِكْسِلٌ" kelimesi, Görüntü elemanı, Miskinane, Miskince, Piksel, Tembelce
Bakir, Bakirelik, Bakirlik, Bekaret, Bekarlık, Bekâret
Boks
Dilsiz, Konuşamayan
Bekke, Mekke, Ancak bazı tefsirlere göre Bekke, Gözyaşı dökmek" anlamlarına gelebilir, İzdiham yaratmak" veya "ağlamak
Erken kalkan, Erken saatler, Erken vakit, İlk meyve, Sabahçı, Sabahın erken saati
Erken, Erkenci, Vaktinden önce
Başlangıç, Bir tür balık, Erken olma, Gençlik, İlk doğan, İlk dönem
Bakteri, Bakteriler, Bakteriyle ilgili, Kolibasil, Mikrop, Mikroskobik canlı
Mastar: Ağlamak fiilinin mastarı, Acı veya sevinç ifade etme eylemi, Akıtan, Ağlak, Ağlama, Ağlamak