365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
22 sonuç
(2.4 ms)
Sayfa 1 / 2
Delil getirmek, Bir şeyi delille ispat etmek, Güçlü kanıtları olmak, İtiraz etmek, Kanıt sunmak, Karşı çıkmak
Protesto etmek, İtiraz etmek, Karşı çıkmak
Protesto etmek, Usa vurmak, Bir şeyi delille ispat etmek, Delil getirmek, İtiraz etmek, Kanıt sunmak
Gizlenmek, Görünmemek, Görünmez olmak, Kapanmak, Kaybolmak, Kaçmak
Alıkonulmak, Alıkoymak, Enterne, Esir almak, Gözaltına almak, Gözaltına alınan
Hacamat yapmak, Hacamat yaptırmak, Kan aldırmak, Kupa çekmek
Gizlenme, Gözden kaybolma, Herkes yanına girmez halde bulunmak, Hicap altında olmak, Kapanmak, Kaybolma
اِحْتَجَّ" fiilinin mastarıdır. Delil getirme, Daha sesli bağırmak, Edip, Gösteri, Göstericilik, Haykırış
Alıkonulma, Alıkonuluş, Alıkoyma, Bloke etme, Bulundurulma, Gözaltı
Kendine ayırmak, Tekeline almak
El koydu, Engelledi, Haciz koydu, Taşladı, Çevirdi
Delil olarak kullanmak, Gerekçe göstermek
اِحْتَجْتُ" kelimesi, Bir şeye ihtiyaç duymak, Gereksinim hissetmek, Gereksinim hissettim" anlamına gelir
El koydu, Engelledi, Haciz koydu, Taşladı, Çevirdi
Gizledi, Sakladı
Gizleme, Saklama
İtiraz, Gösteri, Edip, Protesto, Tartışma, Yakınma
Herkes yanına girmez halde bulunmak, Hicap altında olmak, Kapanmak, Örtünmek
Hacamat, Kupa terapisi, Vakumlama
Hapis kalmak, Kıstırılmak