365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
10,698 sonuç
(116.81 ms)
Sayfa 97 / 535
Aşılama, Başlatma, Belletilme, Belletme, Bellettirme, Beyin yıkama
Bir araya gelme, Bir araya gelmek, Büzüşmek, Gizlenmek, Toparlanmak, Toplamak
Anıştırma, Anıştırılma, Araç bilgisi, Araç ipucu, Değini, Değiniş
Havari, Mürit, Stajyer, Talebe, Öğrenci, Çömez
Apre, Apreleme, Açkı, Açkılama, Açkılanma, Cila
Avunma, Eğlence, Oyalama, Oyun, Oyuncak, Oyalanma
Helezonik olmak, Helezonlaşma, Helezonlaşmak, Sarmal şeklini almak, Vida, Vida ile bağlanmak
Burma, Bükme, Eğme, Çarpıtma
Kirletme, Bulaşma, Bulaştırma, Kirletiş, Lekelemek, Pisletme
Dalga, Dalgalandırılma, Dalgalandırış, El sallama, Gösterme, İşaret
Boyama, Alacalama, Alacalandırma, Allama, Boya vurmak, Boyalama
Esnekleştirme, Gevşetiş, Gevşetme, Hafifletme, Yumuşama, Yumuşatma
Övünme, Övünmek, Şanını göstermek, Şeref yarışına girme, Şeref yarışına girmek
Arsızlık etme, Birbiri ile alay etmek, Birbiriyle laubali şakalaşmak, Tmadjn, Şakalaşma
İnatlaşma, İnatlaşmak, Çekişme, Çekişmek
Uygular, Alıştırma yapmak, Birbiri ile dalaşmak, İcra eder, Mesleği, Pratik etmek. Bir hakkı kullanmak
Hastalık numarası yapmak, Hasta numarası yapmak, Hastalık numarası yapma, Hastalık taklidi yapmak, Hastalığa vurmak, Numaradan hasta olmak
Birbiri ile karışma, Birbirine karışma, Birbirine karışmak, Birleşmek, Karışma, Karışmak
Espri yapmak, Latife etmek, Latifeleşmek, Tokat, Şakalaşma, Şakalaşmak
Birbirine tutunmak, Bağlılık, Bir arada durmak, Birbirine bağlı olmak, Birleşme, Birlik