365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
2,707 sonuç
(22.78 ms)
Sayfa 92 / 136
Biriktirdi, Biriktirmek, Nesneyi toplayıp birbiri üzerine yığdı, Topladı, Yığdı, Üst üste koydu
Ağır ve vakur olmak, Ağırbaşlı olmak, Vakarlı olmak
Dayanak. bir şeyin en önemli, Destek, Direk, Esas, Köşe, Sütun
Dayanak. bir şeyin en önemli, Destek, Direk, Köşe, Temel unsur, Vazgeçilmez parçası veya köşesi
Atıldı, İsabet edildi
Mızrak. ucunda sivri bir metal parça bulunan
Acı, Gözü iltihaplı, Kirli
Asil olmak, Ağırbaşlı olmak, Büzülmek, İçe kapanmak, İçi sıkılmak, Kalbi daralmak
Gömüt, Kabir, Lahit, Mezar, Sin
Aşırı sıcaklık, Toprağın kavrulması, Yanma
Geçişsiz) mecazi olarak: yanıp tutuşmak, Kalbi yakmak, Yakıcı bir şekilde ısınmak . (fiil, Şiddetli bir sıkıntıya maruz kalmak, Şiddetli sıcak olmak
Hararetlenmek, Sıcak olmak, Çok sıcak olmak
Az bir yaşam gücü, Bakış, Hayat bakiyesi, Ramak, Son nefes
Can çekişme hali, Göz ucuyla bakmak, Göz ucuyla bakış, Kısa ve hızlı bakış. hayatın son kırıntısı, Son nefes
Bakmak, Dikkatle bakmak, Dikkatle izlemek, Göz ucuyla bakmak, Gözetlemek, Süzmek
Bir şiir vezni, Hafif yağmur, İlave, Kum, Kum falı
Geniş ve ıssız alan, İnce taneli toprak. (mecazi olarak: çöl, Kum
Ağırlık, Kurşun, Plomb
Ezgi, Ses, Şarkı
Gürültü, İnce bulut, Toz, Toz bulutu