365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
2,351 sonuç
(26.57 ms)
Sayfa 9 / 118
Dingin, Konuşmak, Sakin
Meze, Sirkeli sos, Turşu
Tam, Kamil, Komple, Kusursuz, Kâmil, Mutlak
Belirti göstermeyen, Gizil, Gizli, Gizli olarak var olan, İçte olan, Mevcut
Bez, Himaye etmek, Korumak, Tuval, Arkalamak
Omuz başı, Arka, Büyük sorumluluk veya görev, Olgun, Omuz, Omuzun sırtla birleştiği üst kısmı
Bölge papazı, Din adamı, Falcı, Kahin, Keşiş, Mahalle papazı
Aldatmak, Aldatmaya çalışmak, Düzenbaz, Hile yapmak, Hilekar, Kandırmak
Karşılık vermek, Kileci, Kyle, Misilleme yapmak, Misliyle karşılık vermek, Ölçen kimse
Bulunan, Canlı, Mahluk, Mevcut, Nesne, Olan
Kebap' anlamına gelir, Parçalamak, Doğramak' anlamı da vardır, Kebap, Kebapçı, Çin'de gümrük binası
Agraf, Anahtar, Düğme, Fermejüp, Kopça, Piston
En büyük, Büyük, Daha büyük, En yüce, En önemli, Köprü
Bir kez basma, Tavuklu kepse, Albasma, Baskın, Buton, Düğme
Kepçe, Avuç dolusu, Bir tutam, Büyük kaşık. Genellikle çorba, Koparmak, Kopça
Alt üst etmek, Derin kuyuya atmak, Devirmek, Dökmek, Kaldırıp yere vurmak, Takla atmak
Aksilik, Başarısızlık, Buhurdanlık, Düşüş, Hata, Sendeleme
Büyük, Ağır (günah, Hatırı sayılır, İhtiyar, İri, Kapsamlı
Apolet, Kelepçe, Omuz ağrısı, Omuzluk
Kitapçı, Kitaba ait anlamına da gelir, Kitaba bağlı kalmış, Kitap satıcısı, Kitaplarla ilgili, Kitaplarım