365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
2,898 sonuç
(20.28 ms)
Sayfa 86 / 145
Kaynata, Kayınbirader, Kayınpeder
Kazma, Kazmak, Deşme, Eşme, Gravür, Hafriyat
Kement, Örük, Ahit, Ant, Damar, Halat
Kendini vermek, Kısıtlamak, Hesapladı, Kaydetti" anlamlarına da gelir, Abluka altına aldı, Abluka altına almak
Kene, Keneler, Mayt, Sakırga
Kilitlemek, Tevkif etmek, Alıkoymak, Hapsetmek, Bağışlamak anlamında da kullanılır, Durdurmak
Kin, Kincilik, Kindarlık, Garez, Nefret
Koru; muhafaza olunan şey, Koru, Muhafaza olunan şey
Kovuşturmak, Oldurmak, Sorgulamak, Tahakkuk ettirmek, Vücuda getirmek, Başardı
Kucak; koynu; bağır, Bağır, Bağır. bir şeyi koruma, Göğüs, Himaye, Himaye etme veya barındırma yeri
Kuyum, Mücevher, Mücevherat, Süs eşyaları, Takılar
Kısıtlama, Kısıtlanma, Kısıtlanış, Kısıtlayış, Sınırlama, Abluka
Mahcubiyet, Mahcup, Mahcupluk, Teeddüp, Utanılma, H harfi
Mahmuzlamak, Dürtmek, Kışkırtmak, Saplamak, Teşvik etmek
Muska; sığınak; hırz, Hamaylı anlamında da kullanılır, Kale, Kişiyi kötülüklerden, Korunaklı yer, Muska
Mürekkep, Alimler) kelimesiyle bağlantılı olarak, Bilgi ve hikmet anlamında da kullanılır, Özellikle "أحبار" (hahamlar
Müttefik, Anlaşma, Antlaşma, Bağlaşık, Birlik, Federasyon
Nallamak, Boyunca, Hizasında
Nazarlık, Barınak, Ele geçirilmesi güç yer, Hırz, Melce, Muska
Odun, Odun veya kuru dallar anlamına gelir, Yakacak olarak kullanılan ağaç parçaları, حَطَبٌ kelimesi