365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
1,497 sonuç
(18.87 ms)
Sayfa 8 / 75
Haşim, Keskin, Kırıcı, Usta süt sağan
Bitkin, Enkaz, Fani, Geberik, Gövde, Helak olmuş
Baş, Böcek, Ciddi, Haşere, İlgilendirmek' demektir, Mühim
Cansız, Dingin, Hareketsiz, Kadavra, Kurak, Kuru
Alçak sesli, Fısıldayan, Fısıldaşmak, Fısıltılı, Gizli, Hafif
İkinci planda olma, Marjinallik' anlamlarında da kullanılır, Kenar, Açıklama, Bir konunun veya toplumun 'kıyısında, Derkenar
Avare, Aylak, Başıboş, Hamel, Hamle, İhmal edilmiş
Hıçkırarak ağlamak, Kıkırdamak, Kıs kıs gülmek
Hani, Huzurlu, Mutlu, Rahat
Hoş görmek, Katlanmak, Müsamaha göstermek, Uzak durmak, Uzlaşmak
Harç, Harç ile sıvamak, Havan, Havan topu, Kolaylaştırdı, Müsamaha gösterdi
Amatör, Bir şeye düşkün olmak' anlamını taşır, Hevesli, Hobi amaçlı yapan, Hoşgörülü davranmak, İlgi veya hobi olarak yapan kimse
Ayaklanmış, Azgın, Coşkulu, Dalgalı, Fırtınalı, Heyecanlı
Aşık, Başıboş dolaşan, Dalgın, Hayran, Heim, Sevdalı
Boşa gitme, Faydasız, Toz, Toz zerresi, Heba; toz; toz parçacıkları; toprak, Boşa gitmiş
Et dilimi, Et parçası, Habra, Yağsız et
Alçalma, Depresyon, Düşüş, İniş, Yokuş aşağı, Çukur
Esmek, Fısıldamak, Havlamak, Parlamak, Uğultu
Esme, Başlama, Bora, Eserme, Esinti, Esiş
İnce toz, Toz bulutu, Toz zerresi