365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
226 sonuç
(6.23 ms)
Sayfa 8 / 12
Tüberküloz, Verem, Cüzzam, İnce hastalık, Kir, Kıh
Zaptiye, Dip, Elde etme, En alt seviye, En dip, İdrak etme
Şifonyer, Basamak, Bölme, Derece, Göz, Kademe
Def etmek, Gidermek, Savuşturma, Uç
Alıştırmak, Eğitmek, Talim etmek
Alışkın olmak, Eğitimli olmak, Tecrübeli olmak
Dar yol, Geçit, Keçi yolu, Patika, Rota, Tarik
Geçit, Hayat yolu, İzlek. mecazi olarak: yöntem, Kariyer yolu, Patika, Usul
Basamak, Derece, Merdiven, Çekmece
Adım adım ilerlemek, Alışılagelmek, Yaygın olmak
Girme, Kaydolma, Rulo
Basamak, Dahil etme, Derece, Göz, Kademe, Rulo
Acı, İ̇sim. ağrı, Sızı, Dişsiz olmak, Dişsizler
Cimri kendini buna kaptırmamaya karar verdi, Dünyadan ve zevklerinden faydalanmak, Keyfini sürmek
Eğitim, İ̇sim. ders, Çalışma. öğrenilecek veya öğretilecek konu, Öğrenim, Öğüt, Ünite. bir olaydan çıkarılan ibret
Kalkan, Kolsuz gömlek' anlamına da gelebilir, Siper' anlamında da kullanılır
Ulaştı, Yakaladı, Yetişti
Anlama, Dip, En alt basamak, Jandarma, Mesuliyet, Polis
Bir şeyin en alt kısmı, En dip noktası, Tabaka. genellikle olumsuz bir bağlamda, Ulaşma' anlamında da kullanılabilir
Dirhem, Bir yudumluk içki, Dhu, Dirhemi, Dram, Gümüş para