365 Lugat

Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü

102.171 madde
12.885 kök
599.601 anlam
4.556 farklı vezin
18.007 çoğul biçim
Örnek aramalar: كتاب قلم علم | kitap yazmak
2,425 sonuç (45.36 ms)
Sayfa 49 / 122
Karşılar, Buluşur, Görüşmesi anlamına gelir, Görüşür, Ofset baskı
Savaşır, Karşılıklı bir eylemi, Mücadele eder, Savaşma eyleminin kendisini vurgular, Yani birine karşı savaşmayı ifade eder, Öldürme sonucunu değil
Direnmek, Dayanmak, Karşı koymak, Mukavemet etmek, Mücadele etmek
Alıntı yapıyor, Alıntılanmak, Ateş alıyor, İktibas ediyor, İlham alıyor, Tırnak işareti
Birleşiyor, Lazım fiil, Beraber bulunması, Yan yana geliyor
Sınırlı kalmak, Kendini bir şeyle kısıtlamak, Yetinmek
Gerektirmek, İcap ettirmek, Talep etmek, Zorunlu kılmak
Onlar öldürülürler, Katledilirler, Meçhul, يُقْتَلْنَ (geçişli fiil
Bu fiil, Hikaye etmek, İzini sürmek, İzini sürüyorlar' anlamlarına gelir, Kırpmak, Kırpıyorlar' veya 'onlar anlatıyorlar
Onlar kalkarlar (uçak , bırakırlar , gemi, Terk ederler, Vazgeçerler
Bu fiil, Onu diyor, Onu ifade ediyor' anlamlarına gelir. Zamir
Kesinlikle, Elbette, Kesin olarak, Kuşkusuz, Muhakkak, Tam bir eminlikle
Kiralar, Araba, Arazi gibi mülkler için kullanılır, İcarlamak. Genellikle ev, Kiralamak, Kiralıyor
Bir şeyin diğerine uygun olması, Uyum sağlaması veya münasip düşmesi, Yakışması
Biriyle karşılıklı oynamak, Oynaşmak. Bu fiil, Şakalaşmak
Dönüyor, Arkasına bakıyor, Genellikle 'إِلَى' ile kullanılır), İlgi gösteriyor, Yüzünü çeviriyor (geçişsiz, Önem veriyor
Topluyor, Kaldirmak, Sinyal yakalamak, Yakalamak, Yakalıyor, Yerden alıyor
Karşılaşıyor, Bir araya geliyor (geçişsiz, Karşılaşmak, Rastlamak, Rastlaşmak
Bir şeyin bir kimse için zorunlu, Bir şeye bağlı kalmak, Bir şeyi birine zorunlu kılmak, Bir şeyi yapmak zorunda olmak. Ayrıca, Dayatmak . 'Ona gerekir, Gerekli veya kaçınılmaz olması
Birine lanet okumak, Ayıplamak, Beddua etmek, Birini kınamak, Kötülemek veya bir yerden kovmak, Uzaklaştırmak
← Önceki 47 48 49 50 51 Sonraki →