365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
2,214 sonuç
(23.12 ms)
Sayfa 46 / 111
Aldatmak, Ağarmak, Beyazlamak, Bozmak, Civan, Dadaş
Ağız, Dudak, Eşik, Eşiğinde olmak, Kenar, Kıyı
Terennüm etmek, Şakıma, Şakımak, Şarkı söylemek, Şiir okumak, Geçişsiz , geçişli) şarkı söylemek
Satılan bir emlaka komşu olan, Ön alım hakkı, Öncelik, Şufa, Şufa hakkı, Şufa; satılan bir emlaka komşu olan
Afacanlık, Bedbahtlık, Felaket, Haylazlık, Kötü şans, Kısmetsizlik
Cazip, Heveslendiren, İlgi çekici, İlginç, İ̇sm-i fail. i̇lgi çekici, Merak uyandıran
Düşman, Düşmanlık eden, Hasım. mastarından türemiş i̇sm-i faildir, Kin besleyen, Kinci, Nefret eden
Katışıklar, Pürüzler, Saf olmayan maddeler, Tortular, Gayrisafilik, Kılağı
Afacanlık, Bedbahtlık, Eşkıyalık, Haylazlık, Haşarılık, Hınzırlık
Açık, İyileştirici, Net, Yeterli, Şifalı
Şarkı türkü söyleyen kadın, Şarkıcı bayan, Acemi, Bir ilimde başlangıç seviyesinde olan, Öğrenmeye başlayan, Şarkıcı
Kuralsız, Aykırı, Düzgüsüz, Puşt, Sapık, Garip
Arzu ettin' anlamına gelen, Diledin, İ̇stedin
Şeket" fiili, Şikayet etti, Dert yandı, Sızlandı" anlamına gelir, Yakındı
Az, Biraz, Küçük bir miktar, Kızartma
Arapça karşılığı: اِشْتِدَاد;صُعُوبَة
Arapça karşılığı: شزن
Arapça karşılığı: أشقاص
Ağızcıl, Ağızdan, Ağızla ilgili, Ağızsıl, Dudaklara ait, Dudaklı
Seni gördüm'. Bu ifade, Fasih Arapçadan ziyade, Lübnan vb, Özellikle Levant (Suriye, رَأَيْتُكِ' şeklindedir