365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
160 sonuç
(4.96 ms)
Sayfa 4 / 8
Sökük, Yırtık
Mekten geri durmadı, Meye devam etmek, Durmak
Fetihler, Fütuhat, Fütühat, Fütühat; fetihler
Arapça karşılığı: فتوخ
Bulmak, Elde etmek, Keşfetmek, Mevcut olmak, Rastlamak, Var olmak
O zaman (o kadın
Arapça karşılığı: فتخ
Sonra, Başında 'fe' edatı bulunan, Bunun üzerine
Akıp gitmek, Cereyan etmek, Devam etmek. Su, Hareket etmek, Koşmak
O zaman uğursuz saydı, Fal baktı, Kehanette bulundu, Kötüye yordu
O zaman hayret etti, Genellikle 'مِنْ' ile kullanılır, Taaccüp etti, Çok beğendi, Şaşırdı
O zaman (o kadın
O zaman (o kadın
Dan, Akıl yürütmek, Bir konuyu enine boyuna irdelemek, Geçişsiz fiil, Muhakeme etmek, Tefekkür etmek
Böylece, Dan, Bulunmak, Var olmak
Dan, Almak, Bir şeyi veya bir haberi teslim almak, Ders almak, Geçişli fiil. Karşılamak, Kabul etmek
Böylece, Dan, Askıya alınmak, Bir şeye bağlı olmak, Bir şeyi beklemek, Duraklamak
Bir durumdan başka bir duruma geçmek, Başkalaşmak, Değişmek, Dönüşmek, Yerini almak
O zaman dener, Sınar, Tecrübe eder. Bir şeyin kalitesini, Test eder
Böylece, Dan, Bulunmak, Var olmak