365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
107 sonuç
(2.33 ms)
Sayfa 4 / 6
Bahir, Bahr; kalıp, Deniz, Derya, Okyanus, Umman
Derya, Büyük ve geniş su kütlesi, Cömertlik veya herhangi bir şeyin çokluğu, Deniz veya okyanus. mecazi olarak: bilgi, Enginliği (örneğin: بَحْرُ الْعُلُومِ
Katıksız, Saf, Arı, Halis, Katışıksız, Salt
Kazmak, Koyun vs, Kulağını delmek (deve, Yarıp geçmek
Denizci, Levent, Gemici
Denizci, Bahriyeli, Deniz, Denizcilik, Denize ait, Denizle ilgili
Bahhar, Mellah, Seylani, Bahriyeli, Kalyoncu
Denizci, Gemici, Kayıkçı, Sandalcı
Denizler' anlamına gelir, Cömertlik gibi bir şeyin enginliğini
Durumda, Halde, Asla, Hiçbir şekilde
Havuz, Bahçelerin veya avluların ortasında bulunan, Etrafı çevrili, Fıskiyeli havuz, Genellikle evlerin, Gölet
Gölcük, Gölet, Küçük göl, Ufak göl
Bahriye, Denizcilik; bahriye, Denizcilik
Baskısızca, Baskısızcasına, Bağımsızcasına
Göl, Bahçe, Deniz kulağı, Lâgün
Leventlik, Mürettebat, Tayfa
Deniz kuvvetleri, Donanma, Bahriye
Denizler, Enginlikler, Okyanuslar
Hayrete düşmek, Şaşırmak
Bahriyeli, Denizci