365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
2,425 sonuç
(54.59 ms)
Sayfa 37 / 122
Bir şeyi başka bir amaç için hazırlamak, Düzenlemek, Ortamı uygun kılmak, Tertip etmek, Uygun ve elverişli hale getirmek. 'Hazırlamak
Bir şeyin sakin durumdan hareketli, Ayaklanmak, Dalgalanmak, Galeyana gelmek, Kışkırtılmak
Birini veya bir şeyi helak etmek, Mahvetmek, Yok etmek
Bir şeyi germek, Gerginleştirmek
Birini veya bir şeyi zıplatmak, Atlatmak, Sıçratmak
Bir şeyi zorunlu kılmak, Gerektirmek, İcap ettirmek, Vacip kılmak
Bulunur, Mevcut olur. 'وَجَدَ, Mevcuttur, Var, Vardır
Korkmak, Çekinmek, Ürkmek
Bir şeyi veya birini bir yöne çevirmek, Atamak, Göndermek, Güdülmek, Hedeflenmek, Hitap etmek
Vahiy yoluyla bildirilmek, Gizlice bildirilmek. 'أَوْحَى, İlham edilmek
Emanet etmek, Fatiha okumak, Eşya vb.). 2. Bir yere bırakmak, Hesaba yatırmak, İade etmek, Tevdi etmek (para
Bir şeyin duyurulması, İzin çıkması. Ayrıca, Müsaade ediliyor, Ruhsat veriliyor, İzin veriliyor
Dağıtıyor, Ayrıştırmak, Bölüştürüyor, Bölüşülmek, Dağıtmak, Dağıtılmak
Yaklaşmak, Az kalmak, Eli kulağında olmak, Neredeyse, Neredeyse yapmak
Tanımlanıyor, Vasıflandırılmak, Açıklanması, Betimleniyor, Nesnenin veya durumun özelliklerinin, Nitelendiriliyor
كَيْ' gibi edatlardan sonra gelir, لِ, Ulaştırılması, Ulaştırıyor, Bağlamak, Bağlanması
Tavsiye ediyor, Bir konuda talimat vermek, Emrediyor, Salık vermek, Tavsiye etmek, Vasiyet ediyor
Konulur, Bir kanunun veya kuralın belirlenmesi, Bırakılır, İndirilir, Tesis edilmesi anlamında da kullanılır, Yerleştirilir
Basılır, Ayak altında kalır, Çiğnenir
Sağlıyor, Benzin doldurmak, Biriktiriyor, Bollaştırıyor, Donatmak, Erzak sağlamak