365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
687 sonuç
(9.49 ms)
Sayfa 3 / 35
Cımbız, Cımbızcı, Davya, Faraş, Forseps, Kerpeten
Birine bir şeyi öğreten, Ders veren, Ezberleten, Ezberleten veya unuttuğunda hatırlatan kimse, Fısıltı, Suflör
Anlatan, Atılmış, Buluşma yeri, Bırakılmış, Serilmiş, Sunan
Tek erklik, Tek erkçilik, Vezir, Vezir yapmak, Vezir çıkmak, Yetenek
Afet, Badire, Bela, Facia, Felaket, Kaza
Doku, Dokunma duyusu, Dokunulan yer, Dokunuş, His, Lemis
Acele ettirmek, Huzursuz etmek, Tedirgin etmek, Çabuk davranmak
Kendisine ilham verilmiş, Esin kaynağı, Esinlenmiş, Feyizli, İbretamiz, İlah
Temizliğini ve saflığını kaybetmiş, Bulaşlı, Bulaşmış, Bulaşıcı, Bulaşık, Enfekte
Kınanmış, Ayıplanmış, Azarlanan, Kusurlu, Suçlu, Yerilmiş
Tek bir renkten oluşmayan, Boyalı, İçinde birden fazla renk barındıran, Rengarenk. Boya ile rengi değiştirilmiş, Rengin, Renkli
Anahtar (boru
Bir şeyle tamamen dolmuş, Dopdolu. Bir kap, Duygu, Mekan veya zaman için kullanılır, Zengin
Güzel, Estetik açıdan çekici olan, Hoş, İyi, Mecazen 'hoş ve güzel' anlamını kazanmıştır, Sevimli
Hükümdar, Kral, Malik, Sahip
Aciz, Bozuk, Tatsız
Gece kulübü, Oyun salonu gibi yerler için kullanılır, Tiyatro, İnsanları oyalayan, Baloz
Denizcilik, Bir şeyin güzel, Gemi kullanma sanatı ve bilimi, Gemicilik, Güzellik, Hoş veya çekici olması durumu
Gözlemci, Bariz, Belirgin, Denetçi, Dikkat eden, Dikkat çeken
Asteğmen, Ayrılmaz, Bağlı, Beraberindeki, Birlikte olan, Eşlik eden