365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
399 sonuç
(3.56 ms)
Sayfa 3 / 20
Beşeri, İnsan evladı.' hz. adem'e nispetle, İ̇nsani, Kanatmak, Kanatılmak, Nazik
Beşeri, İnsan evladı.' Hz. Adem'e nispetle, İnsani
Yaklaştırdı, Alt, Alçakgönüllü olmak, Asgari, Ast, Azalttı
Baş döndürmek, Hayran bırakmak, Hayrete düşürmek, Hayrette bırakmak, Sersemletmek, Sersemleştirmek
Koyu siyah, Kapkara, Kara, Kara nesne, Koyu renkli, Simsiyah
Bolca yaymak, Har vurup harman savurmak, Kalın sürmek, Yağ bağlamak, Yağ süründü, Yağ sürünmek
Edepli, Edebiyat eseri veren kişi, Edebiyatçı, Edip, Görgülü kimse. Edebiyatla uğraşan, Kibar
Cilt, Deri, Deri. özellikle yerin yüzeyi, Dış yüzey, Görünen yüzü, Görünüş
Yüzey, Cilt, Deri, Deri. Özellikle yerin yüzeyi, Görünen yüzü, Hayvan derisi anlamında da kullanılır
Belirli bir işi yapmak için kullanılan alet, Alet, Araç, Aygıt, Bağlaç gibi parçacık, Cihaz
Birbirinin üstüne attı, Kaçındı, Sakındı
Birbirine yetişti, Art arda geldi, Telafi etti
Devam ettirme, İdame, Sürdürme, Sürdürmek, Sürdürtme, Sürdürülme
Arka vermek, Arkalar, Başarısızlık, Dip kısımları, Düşüş, Geri çekilme
Birikim, Biriktirme, Tasarruf
Bir şeyi bir yere sokma, Dahil etme, Dehletme, Duhul, Ekleme, Girdi
Boşa gitme, Dahil etme, Dercetme, Derç, Dizin, Ekleme
Akıtma, Artırma, İdrar, İşetme, Sağlama, Süt salgılama
İdrak etme, Agâhlık, Aklı almak, Akıllanış, Algı, Algılama
Karanlık olmak, Kararmak, Zifiri karanlık olmak