365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
3,104 sonuç
(36.55 ms)
Sayfa 20 / 156
Duvar içinde bırakılan küçük oyuk, Duvara oyulmuş veya çıkıntılı bir yer, Niş, Raf
Fetha tenvinli hali), Pazar, Çarşı (Nasıb
Akıntı, Dere yatağı. Suyun akıp gittiği, Oyduğu yer veya vadi, Sel, Yöntem veya kaynak, سِيلَةٌ : 1. Sel yatağı
Önceki, Benzeri olan, Birinci gelen bayan, Daha önce yaşanmış olay, Emsal, Eşine rastlanmış
Geçenler, İşlek yol, Seyyahlar, Yaya yolu, Yayalar, Yolcular
Kıyı, Kıyı ile ilgili, Kıyıda yaşayan, Kıyısal, Sahil, Sahil boyu
Bayrak direği, Cereyan, Direk, Direk (bayrak, Geçerli, Gönder
Aşçı baltası, Et baltası, Helikopter, Satır
Su kanalı, Ark, Bar sorumlusu bayan, Barmaid, Dere, Hendek
Arka çıkmak, Destek, Payanda
Uyanık, Gece lambası, Gece uykusuz kalan . 2. Geceleri çalışan, Hayatın başlangıcı, Nöbet tutan . 3. Yeryüzü, Yer yüzü
Mera hayvanları, Otlayan hayvan, Otlayan hayvanlar, Otlağa salıverilmiş davar, Yalınız otlama ile yetinen hayvan sürüsü
Bıçırgan, Gösterge parmağı, İşaret parmağı, Şahadet parmağı
Yüzme, Bayan yüzgeç, Dolmak, Suda yüzmek, Yüzdürmek, Yüzmek
Avare, Aylak, Başıboş, İşsiz, İşsiz güçsüz
Kara tahta, Karatahta, Tahta, Yazboz tahtası, Yazı tahtası, Yazı tahtası; kara tahta; yazboz tahtası
Alaşım, Bir yudum içki, Halita, İşlenmemiş metal parçası, Kabuksuz sümüklüböcek, Kesme kurşun
Bir yeri kapatmak, Dalda, Gerelti, Kıvrımlar halinde duran kumaş, Paravan, Perde
Battaniye, Döşeme, Halı, Halı malzemesi, Kalın örtü, Keçe
Tek bir bulut, Boyunca, Bulanıklaşmak, Bulut, Bulut bilişim, Bulut parçası