365 Lugat

Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü

102.171 madde
12.885 kök
599.601 anlam
4.556 farklı vezin
18.007 çoğul biçim
Örnek aramalar: كتاب قلم علم | kitap yazmak
54 sonuç (3.43 ms)
Sayfa 2 / 3
Başıkabak, Boynuzsuz, Dazlak, Kel, Saçı dökülmüş
Birini bir yere oturtmak, Otur, Oturtmak, Oturtturmak, Tahta çıkarmak, Yerleştirmek' demektir. Bir failin
Açık olmak, Açıkladı, Göç ettirmek', Mahkeme kararıyla çıkartmak, Netleştirmek, Ortaya çıkardı
Hürmet, Onurlandırma, Saygı, Yüceltme, Ulu sayma
Hızla koştu, Acele etti, Gecikmek, Hızla gitmek, Hızlanmak, Süratle gitmek
Açığa çıktı, Belirdi, Bir ülkeden başka bir ülkeye gitmek, Netleşti. Bir şeyin üzerindeki kapalılığın, Parladı
Bir yerden zorla veya toplu olarak çıkarma, Boşaltma, Evlerinden çıkarılmasını ifade eder, Sürgün, Sürme, Tahliye
Buz tutmak, Dondurmak
Açık olmak, Göç ettirmek', Netleştirmek, Ortaya çıkarmak, Tahliye etmek, Açıkladı
Dazlak, Kel, Gelecek, Vadeli, Ona çok verdi
Oturtma, Oturtturma, Tahta çıkarma, Yerleştirme, Çöktürme, Çöktürmek
Yüceltme, Büyük saygı gösterme, Büyüklere, Egemenliğini kabul etme, El üstünde tutmak, Hürmet
Onların süresi, Onların eceli, Vadesi. 'Süre
Haşa huzurunuzdan size hürmetim vardır, Senden dolayı, Senden ötürü, Senin için, Size hürmet ederim
Sana erteledim, Sana süre tanıdım, يُؤَاجِلُ)
Belirlenmiş bir süre, Adı konulmuş bir ecel. Bir işin, Belirlenmiş süre, Belirli bir süre, Bilinen bir süreyi vurgular, Borcun
Ahiret, Gelecek hayat, Öbür dünya
Elbette, Er ya da geç, Evet, Gelecekte, Kesinlikle, Nihayetinde
Bir yerden zorla veya toplu olarak çıkarma, Boşaltma, Evlerinden çıkarılmasını ifade eder, Göç ettirilenler, Sürgün, Sürgünler
← Önceki 1 2 3 Sonraki →