365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
206 sonuç
(2.96 ms)
Sayfa 2 / 11
Yüksek ses, Bağırma, Curcuna, Dağdağa, Dırıltı, Ek bileziği
Dangırdamak, Gümbürdemek, Gürlemek, Küçük zil, Kısa ölçüsüz şiir, Sarsmak
Oturum, Biçimi, Celse, Duruş, Duruşma, İşitme
Damla, Emboli, İnme, Pıhtı
Galvanizle kaplamak, Galvanizlemek, Galvanizletmek
جِلْد' kelimesinin çoğuludur. Deriler, Ciltler anlamına gelir, Dayanıklı, Deriler, Sabırlı
Cesur, Fındık, İri, Polis
Getirilmiş, Celbedilmiş, İthal, Yabancı, Yabancı köle
Ayaz, Buz, Buzlanma, Buzul, Cümudiye, Don
Birlikte oturulan kimse, Arkadaş, Bir işi çokça yapan anlamı taşır, Dost. 'فعِيل' vezninde olup, Meclis arkadaşı, Sohbet arkadaşı
Büyük, Atalık, Azametli, Büyük işler için kullanılır, Celil, Fehametli
Majesteleri, Dışkı yiyen hayvan, Görkem, Gübre yiyen hayvan veya böcek, Haşmet, Heybet
Cangıl cungul, Dangırdama, Gümbürtü, Gürleme, Takırtı, Tiz ses
Aşınmış kaya parçası, Büyük kaya, Büyük taş, Kaya, Kaya parçası
Celabiye, Cellabiye, Fistan
Cilde ait, Cildi, Deri, Derili, Derimsi, Derinin
Açığa çıkardı, Aydınlatmak, Açıklığa kavuşturmak, Açığa vurmak, Açığa çıkarmak, Bir yerden çıkardı . Bir şeyi netleştirmek
Açık, Aşikar, Belirgin, Net
Aşikar durum, Gerçek, Hakikat, Kesin olan şey, Net olan şey
Parlatmak, Açığa çıkarmak, Bulaşıkçı, Temizleyen alet demektir