365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
822 sonuç
(8.66 ms)
Sayfa 2 / 42
Hamile bırakmak, Döllemek, Gebe bırakmak, Gebeliğe neden olmak
Delil getirmek, Bir şeyi delille ispat etmek, Güçlü kanıtları olmak, İtiraz etmek, Kanıt sunmak, Karşı çıkmak
Darılmak, Gazaplanmak, Gücenmek, Hararet basmak, Hararetlenmek, Kafası kızmak
Geviş getirmek, Harareti artmak, Hürmet etmek, Saygı duymak, Sıcaklamak, Önem vermek
İndirdi, İ̇ndi, Konakladı
Sürtündü, Gidişmek, Haşır neşir oldu, İlişkide bulunmak, Kaşınmak, Ovmak
Yer, Meşgul etmek, Zapt etti, Zaptetmek
Eğri, Eğri burunlu, Kancalı, Kavisli
Sırtı kambur olan, Eğri, Hörgüçlü, Kambur, Kamburlaşmak, Kamburlaşmış
Meydana gel, Yaratmak, Bu kelime, En yeni, Meydana getirdi, Abdest bozmak
Dikkatle bakmak, Gözünü dikmek, Sarmak, Süzmek, Çevrelemek, الى
Birini zor duruma sokmak, Bir paralık etmek, Bunaltmak, Daha dar, Daha kritik, Daha sıkışık
Kazanmak, Attı, Başarmak, Başarmak. . Özellikle bir hedefi, Elde etmek, Gol
Ateşe vermek, Canını yakmak, Eritmek, Göymek, Haşlamak, Kavurmak
Daha doğru, Daha elverişli, Daha gerekli, Daha iyi, Daha layık, Daha muhtemel
Daha ihtiyatlı, Daha kararlı, Daha sağlam, Daha sıkı, Daha tedbirli, Demetlemek
Birini üzmek, Acı gelmek, Acı vermek, Bir hoş eylemek, Gamlandırmak, Hatırını kırmak
En güzel, En iyi, Gaib Müzekker, O yaptı, Daha, Daha güzel
Büzüştü, Kalitesizleşti, Kurudu
Sağlamlaştırdı, Evlendirdi, Evlenerek iffetini korudu, İffetli olmak, Kale içine aldı. i̇ffetli kıldı, Korudu