365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
2,442 sonuç
(22.48 ms)
Sayfa 17 / 123
Günahkarlık, Ahlaksızlar, Ahlaksızlık, Günahkarlar, Haddi aşma, Haram aylarda yapılan savaşlar
Ahlaksızlar' gibi kelimelerle çevrilir, Fâsıklar, Günah işlemekte ısrar eden, Sadece günah işlemeyi değil, Yoldan çıkmışlar
Görkemli, Bir evin, İhtişamlı, Lüks, Muhteşem. Genellikle büyük, Şatafatlı
Kısrak, Dişi at, Şikâr
Fâsık' kelimesinin çoğuludur, Fasıklar, Günahkârlar, Yoldan çıkmış kimseler. Bu kelime, Şadırvan
Gümüşten yapılmış olan, Gümüş eşya, Gümüş madalya, Gümüş para, Gümüş renginde olan, Gümüşe ait olan
Tıbbi bir terim olarak, Aralık, Felç, İnme, İ̇ki şey arasındaki yarık, Çatlak
Genel olarak madeni veya kağıt para, Fluss, Nakit, Nakit. Tekili 'فَلْسٌ' olup, Para, Para pul
Dağılmış gruplar, Kalıntıları anlamında da kullanılır, Kaçaklar, Kaçan askerler, Yenilmiş ve dağılmış topluluklar, Çayır otu
Fener, Lamba, Işık kaynağı
Başarıya ulaşan kişi, Daima başarılı olan, Galip, Muzaffer, Çok kazanan
Başlangıç, Fatiha suresi, Açılış, Giriş, Giriş bölümü, Önsöz
Ay parçası, Ağız sulandıran, Büyüleyici, Büyüleyici kadın, Cadı, Cazibeli
Afet, Bela, Facia, Fecaat, Felaket, Felaketle sonuçlanan olay
Ahlaksızlık, Edepsizliği ve günahı ifade eder. Kelime, Fahişe, Fahişelik, Fuhuş, Günah
Ağır, Bela, Beli büken' anlamındaki kökten gelir, Büyük, Büyük felaket, Hata
Fars, Farsça, Farisi, İ̇ran kedisi, İ̇ranlı
Apsis, Ara, Ayraç, Ayıraç, Başkası için söylenen söz, Fasıla
Bel kemiğini kıran felaket, Büyük afet, Musibet, Ulu bela
Facia, Felaket, Kabarcık