365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
2,263 sonuç
(30.79 ms)
Sayfa 17 / 114
Atel, Alçı, Arduvazlı kömür, Cebire, Cebire ile bağlamak, Düzeltmek" demektir
Alna ait, Frontal, Ön
Beden, Ceset, Gövde, Kadavra, Na'ş, Naaş
Cetvel haline koymak, Listeleme, Planlama, Programlama, Scheen, Takvime bağlamak
Başlama işareti, Belik, Burma, İsteka, İşaret, İşaret vermek
Fiş, Kesik, Küçük kağıt parçası, Kırpıntı, Kırıntı, Not kağıdı
Komşusuna gülen, Mutlu, Neşeli, Sevinçli, Sinsice gülen, Şen
Tıp alanında, Ameliyat, Ameliyat' anlamına gelir, Cerrahi, Cerrahlık, Cerrahî müdahale
Ağustos böceği, Keçiboynuzu, Çekirge
Buldozer, Dozer, Dreç, Düzeç, Ekskavatör, Greyder
Aylık, Diyetetik, Maaş, Tayın, Ödenek, Ücret
Asıl, Bakteri, Kaynak, Kök, Mikrobik, Mikrop
Gazete, Buradan yazı yazılan şeye geçmiştir, Ceride, Cerit, Dergi. Geniş anlamda, Gaste
Cürüm, Günah, Kabahat, Suç
Suç, Bir hata veya kusur, Cezayı gerektiren eylem. Geniş anlamda, Cinayet, Cinayet romanı, Cürüm
Cezayirlileştirme, Etçilik, Kasaplık mesleği: et kesme ve satma işi, Kasap dükkanı, Kasaplık, Kasaplık sanatı
Fiş, Kupür, Kırkı, Kırpıntı, Orakçı, Ot biçme makinesi
Bir şeyin sağlam, Akıcılık, Ağırbaşlı ve önemli olma durumunu da belirtir, Bolluk, Dolgunluk, Etkileyicilik
Cezire, Yarımada
Ayrıntı, Molekül, Teferruat