365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
17,328 sonuç
(188.41 ms)
Sayfa 157 / 867
Süzme, Arıtma, Arıtılmış, Berraklaştırma işini yapan. 2. Arıtıcı, Filtreleyici. 3. Tasfiye memuru, Rafine
Muzaf . İsim tamlamasında ilk kelime olup, Ek, Eklenen, Eklenmiş, Ekli, Genitif hâl
Işık veren, Aydınlatan, Aydınlık, Nurlu, Parlak, Yıldız gibi) hem de soyut (fikir
Havaalanı, Hava alanı, Hava limanı, Hava meydanı, Havalimanı, Havalimanı. Uçakların inip kalktığı
Araç, Binek hayvanı, Vasıta, Vesile
Ayağı bağlı, Engelli, Handikaplı, Malul, Menedilmiş, Mânialı
Yardım eden, İmdada yetişen, Kurtaran, Kurtarıcı, Sıkıntı gideren, Yardıma koşan
Akıncı, Baskın yapan, Saldıran, Saldırgan
Bir şeyin büyüklüğünü, Beden, Boyut, Ebat, Ölçek, Ölçü
Azledilmiş, İşten çıkarılmış, Konuşma, Madde, Makale, Söz
Islık çalma, Bir tür ıslık çalan kuş, El çırpma. Özellikle Kur'an-ı Kerim'de, Ses çıkarma, Islık, Islık çalma
Bir şeyin bulunduğu veya bulunabileceği yer, Alan, Derece, Durum, Konum, Mahal
Sığınak, Barınak, Güvenilir liman, Hami, Korunma yeri, Koruyucu
Azar, Azarlanan, Azarlanmış, Kınama, Kınanmış, Paylama
İklim, Atmosfer, Deve ıhdıracak yer, Genel durum, Hava, Hava durumu . 2. Mecazi olarak: Ortam
Deniz feneri, Fener, Fener kulesi, İşaret kulesi, Mannar, Rehber
Alan, Amaç, Eğilim, Tarz, Tavır, Yön
Kolalı, Kurucu, Yaratıcı, Yazar
أَنَارَ' (aydınlatmak, Aydınlatan, Aydınlatan şeyler (kitap, Nurlandıran, Parlak, Parlak' demektir
Antilop, Ceylan yavrusu, Dişi ceylan, Manda, Yaban sığırı