365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
17,328 sonuç
(260.16 ms)
Sayfa 110 / 867
Dibek, Dink, Havan, Öğütme kabı
Doğrama tahtası, İhtiyarlık, Satır, Yaşlılık
Aşınmış, Tırmalanmış, Yıpranmış, Çizik
Fars, Gazozağacı, Gülünç durum, Gülünçlük, Kaba güldürü, Komedi
Bir deri bir kemik, Bitkin, Cılız, Pestil, Zayıflamış, Çok zayıf
Yenilmiş, Bozguna uğramış. Bir savaşta, Hezimete uğramış, İradesi kırılmış kimseler için de kullanılır, Kırılmış nesne, Madrup
Felaket, Helak olma yeri, Tehlike, Tehlikeli yer, Çöl, Ölüm
Bakanak, Dağ kolu, Dehlemek, Mahmuz, Mahmuz takmak, Mahmuzla vurmak
Dert sahibi, Dertli, Endişeden bitkin, Endişeli, Gaileli, Kaygılı
Mühendisliğini yapmak, Sistemlerin veya süreçlerin tasarımını, Teknisyen, Teknoloji uzmanı, Uygulayımcı, Çarkçı
Divane, Düşkün, Görünmeyen şeyleri gören, İsterik, Kafayı takmış, Manyak
Büyük sandal, Sakinleştirici, Teskin edici, Yatıştırıcı
Vatandaş, Yerdeş, Yurttaş, Ülke sakini, Şehirdaş, Yurttaş; vatandaş
Devamlı, Aksatmadan yapan, Müdavim, Sebat eden. Bir işi düzenli olarak, Sebatkar, Sebatkâr
Ağır suç, Büyük günah, Helak edici, Helak edici şey, Ölümcül
Uyumlu, Ahenkli, Bağdaşık
Konferans, Konferansa katılan, Kongre, Kurultay, Toplantı, Sempozyum
Akrabasının kanı heder olan, Kin güden, Kinli, Makina, Motor, Motorlu
Cennet veya cehennemi gerektiren büyük amel, Gerekçe, Neden, Olumlu cümle, Pozitif, Sebep
Aşk, Buluş, Duygu, İcat, Sevgi, Yenilik