365 Lugat
Arapça–Türkçe kapsamlı kök ve kelime sözlüğü
102.171
madde
12.885
kök
599.601
anlam
4.556
farklı vezin
18.007
çoğul biçim
3,209 sonuç
(34.07 ms)
Sayfa 102 / 161
İtaatsizlik etmek, Karşı gelmek
Baston, Değnek, Sopa
Damar, Veter, Asap, Sinir
Ana unsuru, Bağ, Lif, Sinir, Tendon
Bağlamak, Sarmak, Sinirlendirmek
Yenilemek, Modernleştirmek, Tâmir etmek
Presliyor. bir şeyi sıkmak, Suyunu çıkarmak, Sıkmaktadır, Sıkıyor
Bir dönemi veya çağı ifade eder, Devir, Dönem. günün öğleden sonraki bölümü, İ̇kindi vakti, Presleme" anlamı da vardır, Çağ
Beyin fırtınası, Ekin çöpü, Fırtına, Hububat sapı ve yaprakları, Şiddetli esme, Şiddetli rüzgar
Sertleşmek, Bükülmek, Eğrilmek
Birini veya bir şeyi tehlikeden, Engellemek, Günahtan, Hatadan veya zarardan korumak, Korumak, Masum kılmak
İğneleyici, Keskin, Kılıç
Güç, Kuvvet, Pazu, Sınır, Yardımcı, Üst kol
Kolun omuzdan dirseğe kadar olan kısmı, Arka çıkan kişi veya şey, Dayanak, Destek, Destekçi, Pazu
Destek, Pazı, Yardımcı
Aza, Organ, Uzuv, Üye
Hasar, Arıza, Bozukluk, Bozulma, Kaza, Mahvolma
Arızalandı, Bozmak, Bozuldu, Harap oldu. genellikle bir makine, Hasar gördü, Hasar vermek
Arızalanmak, Bozulmak, Hasar görmek, Telef olmak, Ölmek
Baharat katmak, Yok etmek, Çeşni katmak